Uzm. Psk.Birgül AYDIN

Klinik Psikolog, Psikoterapist

TEMBEL ÇOCUK YOKTUR! DERS BAŞARISIZLIĞINA NEDEN OLAN FAKTÖRLER VARDIR!

Son dönemde merkezimize “ders başarısında düşüklük” ya da aileleri tarafından “bu çocuk tembel” şikayetiyle başvuran lise eğitimi alan ergenlere yönelik hizmetlerimiz oldu. Yaptığımız değerlendirmelerde sıklıkla sınır zeka durumu ve sözel öğrenme güçlükleri hatta hafif ve orta düzeyde zeka geriliği olan ergenlere rastladık.

 

Okul hayatının başladığı ilk yıllarda saptanması gereken bu sorunların gecikmeli bir şekilde tespit edilmesinin ergende değerlilik ve özgüven sorunlarına, sosyal yaşamda ilişki sorunlarına, anne-çocuk / aile-çocuk arasındaki çatışmalara, kapasitesine uygun olmayan okulların seçimine ve meslek edinmede şans kaybına yol açmış olduğunu gördük.

Tembel çocuk bulunmamaktadır. Tembellik olarak adlandırılan okul başarısızlığına neden olan faktörler vardır. Bu faktörlerden bazıları şunlardır:

  1. Zekâ yetersizliği
  2. Fiziksel veya fizyolojik bir kusur
  3. Duygusal veya ruhsal bir bozukluk
  4. Eğitimsel veya pedagojik bir hata: Bu hatalar şu alanlarda ortaya çıkmaktadır.

a) Anne - babanın tutumu

b) Öğretmen davranışları

c) Öğretim yönetiminin çocuğa uygun olmaması

d) Ailenin okul ve okumaya verdiği değer

Tüm bu faktörler bile tek başına okul başarısızlığı yaratabilecek niteliktedir. Çocuklarınızı “tembel, haylaz, inat, asi çocuk olup ders çalışmamayı size karşı yaptığı bir davranış” şekilde etiketlemek yerine çocuklarınızın bu durumda olma nedenlerinin saptanması yönünde ve bu fikir aklınıza “ilk düştüğü anda” hareket ediniz. Sorunların en erken dönemde tespit edilmesi çocuğunuzun ruhsal, zihinsel, akademik ve mesleki alanda en sağlıklı şekilde yönlendirilmesine neden olacaktır.

Örneğin sözel öğrenme güçlüğü bulunan fakat sayısal performansı çok iyi olup normalin üzeri zekaya sahip bir çocuğunuz olabilir ve siz bunların hiç birini bilmiyor olabilirsiniz. Fakat sözel öğrenme güçlüğü çocuğun okuduğunu anlamada güçlük yaşamasına yol açtığı için zeka seviyesi üst düzeyde ve sayısal becerisi çok iyi olmasına rağmen derslerden soğumasına ve ders başarısının düşmesine, anne-baba ve çocuk arasındaki gerginliklerin artmasına, çocuğun kendini “başarısız, sevilecek özelliklere sahip olmayan biri gibi” algılamasına yol açabilir. Oysa böyle bir sorunun varlığı okul hayatının başlarındaki ilk yıllarda saptandığında gereken müdahalelerin yapılması, uygun ders çalışma yöntemlerinin oluşturulması ve başarılı alanlarının geliştirilmesiyle çözülebilir. Böylelikle çocuk başarılı biri olduğunu hissederek özgüven sorunları yaşamadan, anne babası tarafından sevilmeyen bir çocuk olduğu algısına sahip olmadan ve en önemlisi parlak zekalı bir çocuk olduğunu hissederek güzel bir çocukluk ve ergenlik geçirebilir. Ayrıca sözel öğrenme güçlüğü saptandığı için durumu tespit eden psikologun yapacağı öneri OKS sınavında sayısal bölümden başlaması olacaktır. Aile ve çocuk böyle bir rehberlik hizmeti almadığında çocuk sınava sözel bölümden başlarsa sözel öğrenme güçlüğü nedeniyle çok fazla zaman kaybedeceği için soruları yetiştiremeyecek, netleri düşük olacak, üst düzey zekaya ve çok parlak sayısal yeteneğe sahip olmasına rağmen seviyesine uygun olmayan başarı düzeyleri kendine göre düşük olan çocukların kazandığı bir okula yerleşecektir.

Ya da sınır zeka bir çocuk olduğunu düşünelim. “Sınır zeka” düzeyine sahip çocuklar daha yavaş öğrenirler. Karmaşık fikirleri anlamada ve öğrendiklerini genellemede sınırlıdırlar. Genellikle sözel öğrenmede bozuklukları vardır. Motor becerilerinde hemen hemen bozukluk yoktur. Öğrendiklerini anımsamada güçlük çekerler. Çoğu topluma uyum sağlar. Bu çocukların okula gidene kadar, hatta okulda bile öğrenme konusunda güçlükleri olduğu fark edilmez. Tembel, yaramaz olarak adlandırılırlar. Genellikle bu çocuklar okumayı geç sökerler. Bunlar yetişkin çağda çoğunlukla zihinsel beceri gerektirmeyen işlerde uyum yaparlar.” Bu çocuklardan derslerde başarılı olmalarını beklemek eli olmayan birinden bir şeyi tutarak getirmesini istemeye benzer. Eğer erken dönemde en azından orta öğretim döneminde bu durumun çocukta var olduğu saptanırsa çocuğun hangi alanlarda becerileri olduğu belirlenerek meslek edindirme açısından sağlıklı yönlendirmeler yapılarak “yapabileceği” bir işe sahip olması sağlanır.

Tüm bunların haricinde son dönemde merkezimizde karşılaştığımız durumlar bize özellikle lise eğitimi öncesi, 7. ve 8. sınıflarda, gecikmeli olarak da olsa ders başarısızlığındaki problemlerin saptanmasını önemsememize neden oldu. Çünkü liseye başlamadan önce ve sınav öncesi dönemde sorunları saptama hem akademik ve meslek edinme yaşantısıyla ilgili rehberliğin, hem de kimlik gelişiminin olduğu ergenlik döneminde gereken psikolojik müdahalelerin yapılmasına olanak sağlamaktadır. Bu müdahaleler de ön ergenlikteki çocuğun kapasitesine uygun akademik, mesleki ve psikolojik bir yaşantıya kavuşmasına yol açar. Çünkü ergenlik bir insana ruhsal açıdan kendini oluşturmasında verilen ikinci bir şanstır, bu şansı her çocuk hak etmektedir.

Eğer çocuğunuzun “tembel, haylaz, istemesine rağmen bir türlü ders çalışmayan, zamanı doğru kullanamayan ve dikkat dağınıklığı olan” bir çocuk olduğunu düşünüyorsanız lütfen durum değerlendirmesi için başvuruda bulununuz ya da çevrenizde bu durumu yaşayan anne babaları bilgilendiriniz.

Kurumumuzda 72 ay ve üzeri tüm çocuklara yönelik akademik, psikolojik, zihinsel ve gelişimsel değerlendirmeler yapılmaktadır.

Ziyaretçi Sayısı

421662
BugünBugün93
DünDün251
Bu HaftaBu Hafta1315
Bu AyBu Ay4803
ToplamToplam421662
Site içi ziyaretçi: 32

Bursa'da Hava Durumu

BURSA