Uzm. Psk.Birgül AYDIN

Klinik Psikolog, Psikoterapist

Hastalıkla Başa Çıkma

Hastalıkla baş etme yöntemleri çevreden gelen talep ve değişikliklere uyum sağlamak için kişinin bilinçli ve bilinç dışı ortaya koyduğu davranışlardır. Bu kapsamda savunma düzeneği ise kişiyi bilinç dışı dürtü ve duygulanımların yarattığı tehlikeden koruyan ruhsal süreçlerdir. Baş etme yöntemleri, savunma düzeneklerini de içerir ve ondan etkilenir, ancak sadece ondan ibaret değildir.

Fiziksel hastalıkta ortaya çıkan başetme ve savunma yöntemleri amaçlarına göre 3 grupta incelenebilir:

1. Tehditten kaçma ve enerjinin korunması. Regresyon(önceki yaş dönemlerine gerileme), hipokondri (sürekli olarak bir yerinde bir hastalık olduğu endişesini taşıma) ve geri çekilme bu grup savunmalardır. Aşırı bağımlılık ve bebeksi gereksinimlerin doyum güçlüğü, işbirliği ve çabayı güçleştirir.

2. Tehditin inkarı veya öneminin farkedilmemesi. Bastırma, inkar, rasyonalizasyon (neden bulma), depersonalizasyon(bedeninin değiştiğini algılama), dışlaştırma, yansıtma ve içe alım bu grup içinde düşünülebilir.

3. Tehlike ve tehditin azaltılması ve denetlenmesine yönelik savunmalar. Entellektüalizasyon (olayları mantıksal çerçevede açıklamaya çalışma), kabullenme, yüceltme bu çerçevedeki başetme düzenekleridir.

Fiziksel hastalığın getirdiği zorlanma ile baş etme bir ego işlevidir. Uyumsal savunmalar, dinamik dengeyi yeniden kurma ve uyuma dönüktür. Uyumsal olmayan başetme yöntemleri ise, hastanın gücünü - direncini azaltır. Çözmek durumunda olduğu sorunun çözümünü güçleştirir, kısır döngüye neden olur.

Başaçıkma süreci, hastanın sağlık sorununa bir anlam verme ve yaşamına getirdiklerinin bilişsel değerlendirilmesi ile başlar. Bu değerlendirme çeşitli başaçıkma becerilerinin ve uyumsal davranımların kullanımı ile sürer.

Hastalığa yaklaşım sürecinde, gerek aile gerekse hasta kişi tarafından başa çıkma becerilerini zorlayan çeşitli stratejiler kullanılmaktadır. Bunlardan biri, inkar yada göz ardı etmektir. Bu yaklaşım, hastalığın başlangıç evresinde hastalara yardımcıdır. Hastalar bu yaklaşımdan, durumuyla aşırı uğraşmak yerine duygulardan uzaklaşarak geçici yarar sağlarlar. Böylece acı veren yaşantılarla aşırı uğraş sonucu bir çıkmaza girmek yerine diğer başetme kaynaklarının kullanımı için zaman kazanırlar.

Hastaların kullandığı diğer stratejiler hastalık ve tıbbi işlemler konusunda bilgi almak ve kendi tıbbi bakımını öğrenmektir. Fakat burada önemli olan hasta bireyin ve ailesinin hastalığın kendisi, tedavisi ve yaşam şekli ile ilgili bilgiyi nereden öğrendiğidir. Çünkü insanlar hastalık ve bedensel hasar konusunda doğrudan edindikleri deneyimlerin yanı sıra, çevreden edindikleri bilgilerden bazı inançlar geliştirirler. Genellikle bu inançlar doğruyu yansıtmaktan uzaktırlar. Bu nedenle bireylerin geliştirdiği bu inançlar hastalığın getirdiği zorlu yaşantıların daha da stresli yaşanmasına yol açar. En sık gözlenen bir durum hasta ve ailesi sağlık personeli tarafından özellikle tedavide yapmaları gereken ve hastalığın seyri ile ilgili konularda bilgilendirilmelerine rağmen diğer hasta bireylerin veya hasta yakınlarının yaptığı önerileri daha üstün tutmalarıdır. Diğer hastaların ne yaşadıklarını ve bunlarla nasıl başa çıktıklarını öğrenmek özellikle yeni tanı almış kişilerde çok yararlıdır. Bu yarar nedeniyle “etkileşim grubu” adı altında grup psikoterapileri de uygulanmaktadır. Fakat burada önemli olan diğer hasta ve yakını tarafından “yaşantıların” paylaşılmasının haricinde “yanlış bilgilerin” de aktarılmasıdır. Hasta ve ailelerinin unuttuğu bir konu olmaktadır. Kişiler aynı tanıyı alsa bile yapılan tedavi biçimleri her bireye göre farklı olabilmektedir. Her iki hastanın da şeker hastası olması ya da her iki hastanın da diyaliz tedavisi gören kişiler olması tedavi biçimlerinin aynı olacağı, diyet düzenlerinin aynı olacağı anlamını taşımamaktadır. Kulak dolma bilgilerin uygulanması kişinin sağlığını bozucu bir faktör olabilmektedir. Ya da kişinin sıkıntısın arttırabilmektedir.

Bir başka başa çıkma stratejisi ise hastaların durumları üzerinde kontrolleri olduğu duygusunu güçlendiren ve kişisel etkinliklerini sürdürmeye yarayan kendi tıbbi bakımlarını yapabilmektir. Hastalığa bağlı gelişen kriz üzerinde bir egemenlik sağlamak ise uyumsal davranımları, rutinleri sürdürmek ve somut yada sınırlı hedefler edinmekle gerçekleşir. Sosyal ortamlara girmek hastanın geleceğine umutla bakmasına yardımcı olur. Ayrıca kendine anlamlı gelen hedeflere ulaşmak için de bir fırsattır.

 

Ziyaretçi Sayısı

406403
BugünBugün163
DünDün250
Bu HaftaBu Hafta1071
Bu AyBu Ay5071
ToplamToplam406403
Site içi ziyaretçi: 15

Bursa'da Hava Durumu

BURSA