Uzm. Psk.Birgül AYDIN

Klinik Psikolog, Psikoterapist

Obsesif Kompulsif Bozukluk

Kullanıcı Oyu:  / 1
En KötüEn İyi 

 

            %1-1,8 arasında görüldüğü saptanmıştır. Hafif şekilleri de dahil olmak üzere hayat boyu rastlanma oranI %5,9 olarak bulunmuştur. Genellikle ergenliğin başlangıç yaslarında baslarken çocukluk yaslarında da başlayabilmektedir. Hastaların üçte ikisinde belirtiler 25 yaşından önce başlar. %15’ten az vakanın ise 35 yas sonrasında başladığı saptanmıştır. Ortalama başlangıç yası 20 olup, erkeklerde ortalama 19, kadınlarda ise ortalama başlangıç yaşı 22 olarak saptanmıştır.

Saplantı (obsesyon); istenç dışı gelen, bireyi tedirgin eden, benliğe yabancı, bilinçli çaba ile kovulamayan, yineleyen düşüncelerdir. Kişi bu düşüncelerinin saçma olduğunun farkındadır. Bu düşüncelerde iki değerlilik göze çarpar. Sanki her düşüncenin bir olumsuz bir olumlu yönü vardır. Bir şeyi kuralına göre yaptım mı yapmadım mı, düşündüm mü düşünmedim mi, yapsam mı yapmasam mı … Düşünce içeriklerinde karasızlık da hakimdir. Farklı obsesyonlar vardır:

1. Metafizik obsesyonlar: Evren nedir? Uzayın ötesinde ne vardır? Tanrı var mıdır yok mudur?

2. Kuşku obsesyonları: Hava gazını kapattım mı kapatmadım mı? Köpek pisliği arabamın kapısına değmiş olabilir mi? Dokunduğum para / kapı kolu / çanta v.b. dışkı / meni/ sidik / mikropla v.b. bulaşmış olabilir mi?

3. Hastalık obsesyonları: kanser miyim? AIDS olmuş muyum?

4. Sayma obsesyonları:otomobil plakalarını sayma, apartmanların kaç kat olduğunu sayma, evlerin numaralarını sayma. Belli sayılar uğurlu belirli sayılar uğursuzsa uğursuz sayı geldiğinde hemen uğurlu sayıyla değiştirme.

5. Kötü, çirkin, ayıp, saldırgan bir şey düşünmek ya da yapmakla ilgili saplantılar: Ağzımı açarsam ayıp şeyler ağzımdan çıkar mı? Deli olup çocuğumu boğar mıyım? Birinin cinsel organına bakar mıyım? Allah’a küfreder miyim?

            Zorlantı (kompulsiyon), çoğu kez saplantılı düşünceleri kovmak için yapılan, irade dışı yinelenen hareketlerdir. Çeşitli kompulsiyonlar vardır:

1. Belli yerlere dokunma ya da dokunmama,

2. Kontrol etme: Havagazı, ütü, musluk v.s

3. Eşyaların veya evin tekrar tekrar temizlenmesi,

4. Tekrar tekrar banyo yapma ve çok uzun sürelerde elleri yıkama.

            Kişi bunların saçma olduğunu bilir, fakat içinden gelen bir tutku ile bunları yapmak zorunda kalır. Bu hareketleri yapmazsa büyük sıkıntısı olur. Bu belirtiler öylesine ağırlaşabilir ki hasta gününün büyük kısmını artık kalıplaşmış, törensel nitelik kazanmış hareketleri yinelemekle geçirir.

            Obsesyonlar genellikle bir tehdit, kompulsiyonlar ise bu tehdite karşı bir tedbir niteliğindedir.

            Hastalığın ortaya çıkışı ya da en azından yardım talebi genellikle kompulsiyonların kendisinin de bir  kaygı kaynağı haline gelmesiyle olur. Kompulsiyonların kaygı yaratmaları şu nedenlerle olabilir:

1. Çok vakit alabilirler ve bu nedenle hastanın diğer fonksiyonlarını engeller hale gelebilir.

2. Hastaya ve çevresine fiziksel zarar verecek düzeye ulaşabilirler. Örn. Sık sık yıkanma nedeniyle ellerde yara olması veya sık sık eşya değiştirme nedeniyle maddi zararın oluşması.

3. Tıpkı obsesyonlar gibi saçma ve anlamsız davranışlardan oluşabilirler ve bu durum hastada kaygı yaratabilir.

4. Çoğu zaman dışarıdan gözlenebilir davranışlardır ve çevreden farkedilebilirler.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                      

 

DSM-IV TANI Kriterlerine Göre Obsesif Kompulsif Bozukluk:

A. Obsesyonlar ya da kompulsiyonlar vardır:

            Obsesyonlar aşağıdakilerden (1), (2), (3) ve (4) ile tanımlanır:

(1) bu bozukluk sırasında kimi zaman istenmeden gelen ve uygunsuz olarak yaşanan ve belirgin anksiyete ya da sıkıntıya neden olan, yineleyici ve sürekli düşünceler, dürtüler ya da düşlemler,

(2) düşünceler, dürtüler ya da düşlemler sadece gerçek yaşam sorunları hakkında duyulan aşırı üzüntüler değildir,

(3) kişi, bu düşünceleri, dürtüleri ya da düşlemlerine önem vermemeye ya da bunları baskılamaya çalışır ya da başka bir düşünce ya da eylemle bunları etkisizleştirmeye çalışır,

(4) kişi, obsesyonel düşüncelerini, dürtülerini ya da düşlemlerini kendi zihninin bir ürünü olarak görür.

            Kompulsiyonlar aşağıdakilerden (1) ve (2) ile tanımlanır:

(1) Kişinin, obsesyona bir tepki olarak ya da katı bir biçimde uygulanması gereken kurallarına göre yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlar (örn.el yıkama, düzene koyma, kontrol etme) ya da zihinsel eylemler (örn. Dua etme, sayı sayma, bir takım sözcükleri sessiz bir biçimde söyleyip durma)

(2)Davranışlar ya da zihinsel eylemler, sıkıntıdan kurtulmak ya da var olan sıkıntıyı azaltmaya ya da korku yaratan olay ya da durumdan korunmaya yöneliktir; ancak bu davranışlar ya da zihinsel eylemler ya da etkisizleştirilmesi ya da korunulması tasarlanan şeylerle gerçekçi bir biçimde ilişkili değildir ya da açıkça çok aşırı bir düzeydedir.

 

B. Bu bozukluğun gidişi sırsında bir zaman kişi obsesyon ya da kompulsiyonlarının aşırı ya da anlamsız olduğunu kabul eder.

C. Obsesyon ya da kompulsiyonlar belirgin bir sıkıntıya neden olur, zamanın boşa harcanmasına yol açar (günde 1 saatten uzun zaman alırlar) ya da kişinin olağan günlük işlerini, mesleki (ya da eğitimle ilgili) işlevselliğini ya da olağan toplumsal etkinliklerini ya da ilişkilerini önemli ölçüde bozar.

Ziyaretçi Sayısı

421662
BugünBugün93
DünDün251
Bu HaftaBu Hafta1315
Bu AyBu Ay4803
ToplamToplam421662
Site içi ziyaretçi: 20

Bursa'da Hava Durumu

BURSA